Sevgililer günü kutlama mesajları
Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin... Sevgililer günün kutlu olsun!
14 şubatta sevgililer için mesajlar
Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi... Bizim de sevgimiz hep yaşayacak ve daha da güçlenecek sevgilim. Nice sevgililer günlerinde birlikte olmak dileğiyle...
Sevgililer için güzel sözler
Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem.
14 Şubat sevgililer günü
Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Eskiler böyle der. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın. Sevgililer günümüz kutlu olsun.
Sevgililer gunu
Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni sevmeye devam edeceğim. Sevgililer günün kutlu olsun!
On dört şubat için sevgililere özel sözler
Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum.
Sana "Sevgilim!" diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum...
Sana "Sevgilim!" diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum...
Fıkra; padişahi alt eden mantık oyunu
Padişahın biri,
- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!
demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..
…- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!.. :)
- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!
demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..
…- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!.. :)
Fıkra; cerrah muhabbeti
Beş cerrah konuşuyorlarmış, hangi hastaları ameliyat etmek daha kolaydır diye...
birincisi demiş ki:" muhasebecileri ameliyat etmek en iyisidir, çünkü içini açtığında her şey numaralandırılmıştır"
ikincisi demiş ki: " yok canım , bence elektrikçileri tercih etmelisiniz, içindeki her şey renk kodu ile sınıflandırılmıştır"
üçüncüsü demiş ki:" hadi canım, bence kütüphaneciler en iyisidir, içlerindeki her şey alfabetik dizin içindedir"
dördüncüsü: " inşaat işçilerini denemelisiniz, parça artarsa ya da iş uzar ve bir türlü bitmezse onlar seni anlayacaktır"
beşincisi şöyle demiş: "hepiniz yanılıyorsunuz, ameliyat edilecek en iyi hasta grubu politikacılardır. çünkü, yürekleri yoktur, beyinleri yoktur, testisleri yoktur, omurgası yoktur. sadece iki organı oynar; ağzı ve götü. onlar da değiştirilebilir türdendir.!!" :))
birincisi demiş ki:" muhasebecileri ameliyat etmek en iyisidir, çünkü içini açtığında her şey numaralandırılmıştır"
ikincisi demiş ki: " yok canım , bence elektrikçileri tercih etmelisiniz, içindeki her şey renk kodu ile sınıflandırılmıştır"
üçüncüsü demiş ki:" hadi canım, bence kütüphaneciler en iyisidir, içlerindeki her şey alfabetik dizin içindedir"
dördüncüsü: " inşaat işçilerini denemelisiniz, parça artarsa ya da iş uzar ve bir türlü bitmezse onlar seni anlayacaktır"
beşincisi şöyle demiş: "hepiniz yanılıyorsunuz, ameliyat edilecek en iyi hasta grubu politikacılardır. çünkü, yürekleri yoktur, beyinleri yoktur, testisleri yoktur, omurgası yoktur. sadece iki organı oynar; ağzı ve götü. onlar da değiştirilebilir türdendir.!!" :))
Fıkra; sivrisinekler bizi arıyorlar
Temel ile dursun iki katli bina yaparlar. birinci kati tamamladıktan sonra evleri olmadığı için orada kalmaya karar verirler.
yaz mevsimi olduğundan yattıkları yere sivri sinekler dolar. bunlar da sineklerin kendilerini sokmaması için yorganı başlarına kapatırlar.
günlerden bir gün yine yatma zamanı gelince odaya ateş böcekleri girer. bunlar her zamanki gibi başları yorganın içine gömülü şekilde yatarlarken
temel bir ara başını dışarı çıkarıp ateş böceklerini görünce tekrar aceleyle yorganın içine gömülür.
dursunu dürter ve ona; "ula, ula dursun! sivrisinekler ellerinde fenerle bizi ariler" :)
yaz mevsimi olduğundan yattıkları yere sivri sinekler dolar. bunlar da sineklerin kendilerini sokmaması için yorganı başlarına kapatırlar.
günlerden bir gün yine yatma zamanı gelince odaya ateş böcekleri girer. bunlar her zamanki gibi başları yorganın içine gömülü şekilde yatarlarken
temel bir ara başını dışarı çıkarıp ateş böceklerini görünce tekrar aceleyle yorganın içine gömülür.
dursunu dürter ve ona; "ula, ula dursun! sivrisinekler ellerinde fenerle bizi ariler" :)
Fıkra; ya bardağı çekersen
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister. Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın. Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu. Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar. Deli:
-Ya bardağı çekersen : ))
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın. Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu. Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar. Deli:
-Ya bardağı çekersen : ))