Padişahın biri,
- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!
demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..
…- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!.. :)
Yeni Komik Fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeni Komik Fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fıkra; cerrah muhabbeti
Beş cerrah konuşuyorlarmış, hangi hastaları ameliyat etmek daha kolaydır diye...
birincisi demiş ki:" muhasebecileri ameliyat etmek en iyisidir, çünkü içini açtığında her şey numaralandırılmıştır"
ikincisi demiş ki: " yok canım , bence elektrikçileri tercih etmelisiniz, içindeki her şey renk kodu ile sınıflandırılmıştır"
üçüncüsü demiş ki:" hadi canım, bence kütüphaneciler en iyisidir, içlerindeki her şey alfabetik dizin içindedir"
dördüncüsü: " inşaat işçilerini denemelisiniz, parça artarsa ya da iş uzar ve bir türlü bitmezse onlar seni anlayacaktır"
beşincisi şöyle demiş: "hepiniz yanılıyorsunuz, ameliyat edilecek en iyi hasta grubu politikacılardır. çünkü, yürekleri yoktur, beyinleri yoktur, testisleri yoktur, omurgası yoktur. sadece iki organı oynar; ağzı ve götü. onlar da değiştirilebilir türdendir.!!" :))
birincisi demiş ki:" muhasebecileri ameliyat etmek en iyisidir, çünkü içini açtığında her şey numaralandırılmıştır"
ikincisi demiş ki: " yok canım , bence elektrikçileri tercih etmelisiniz, içindeki her şey renk kodu ile sınıflandırılmıştır"
üçüncüsü demiş ki:" hadi canım, bence kütüphaneciler en iyisidir, içlerindeki her şey alfabetik dizin içindedir"
dördüncüsü: " inşaat işçilerini denemelisiniz, parça artarsa ya da iş uzar ve bir türlü bitmezse onlar seni anlayacaktır"
beşincisi şöyle demiş: "hepiniz yanılıyorsunuz, ameliyat edilecek en iyi hasta grubu politikacılardır. çünkü, yürekleri yoktur, beyinleri yoktur, testisleri yoktur, omurgası yoktur. sadece iki organı oynar; ağzı ve götü. onlar da değiştirilebilir türdendir.!!" :))
Fıkra; sivrisinekler bizi arıyorlar
Temel ile dursun iki katli bina yaparlar. birinci kati tamamladıktan sonra evleri olmadığı için orada kalmaya karar verirler.
yaz mevsimi olduğundan yattıkları yere sivri sinekler dolar. bunlar da sineklerin kendilerini sokmaması için yorganı başlarına kapatırlar.
günlerden bir gün yine yatma zamanı gelince odaya ateş böcekleri girer. bunlar her zamanki gibi başları yorganın içine gömülü şekilde yatarlarken
temel bir ara başını dışarı çıkarıp ateş böceklerini görünce tekrar aceleyle yorganın içine gömülür.
dursunu dürter ve ona; "ula, ula dursun! sivrisinekler ellerinde fenerle bizi ariler" :)
yaz mevsimi olduğundan yattıkları yere sivri sinekler dolar. bunlar da sineklerin kendilerini sokmaması için yorganı başlarına kapatırlar.
günlerden bir gün yine yatma zamanı gelince odaya ateş böcekleri girer. bunlar her zamanki gibi başları yorganın içine gömülü şekilde yatarlarken
temel bir ara başını dışarı çıkarıp ateş böceklerini görünce tekrar aceleyle yorganın içine gömülür.
dursunu dürter ve ona; "ula, ula dursun! sivrisinekler ellerinde fenerle bizi ariler" :)
Fıkra; ya bardağı çekersen
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister. Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın. Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu. Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar. Deli:
-Ya bardağı çekersen : ))
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın. Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu. Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar. Deli:
-Ya bardağı çekersen : ))
Fıkra; kayserili pratik zeka örneği
Kayserili Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor, bir köşede üç bes kuruş da biriktirebiliyordu.
Günün birinde sağındaki dükkan boşaldi, derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha… Rekabet başladı, işleri
kötüye gitti.
Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :
Sağındaki komşusu, dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı.
Solundaki, en büyük tuhafiye magazası, yazılı bir bez asmıştı.
Bizimki,
ikisinin ortasina şu yazıyı koydurdu :
Magazaya buradan girilir. :))
Günün birinde sağındaki dükkan boşaldi, derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha… Rekabet başladı, işleri
kötüye gitti.
Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :
Sağındaki komşusu, dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı.
Solundaki, en büyük tuhafiye magazası, yazılı bir bez asmıştı.
Bizimki,
ikisinin ortasina şu yazıyı koydurdu :
Magazaya buradan girilir. :))
Fıkra; ben sadece emmesini seviyorum
Tur otobüsü şöförünün omzuna dokunulunca adam hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın durmakta.. Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş..
15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca "zahmet ediyorsunuz efendim.." demiş saygılı şöför,
" hep bana yedirdiniz.. biraz da kendiniz yesenize.." çiğneyemiyorum evladım.." demiş yaşlı kadın, "dişlerim yok.."
"niye satın alıyorsunuz o zaman?.." "evladım ben sadece üzerindeki çikolata kaplamasını emmesini seviyorum!.." :))
15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca "zahmet ediyorsunuz efendim.." demiş saygılı şöför,
" hep bana yedirdiniz.. biraz da kendiniz yesenize.." çiğneyemiyorum evladım.." demiş yaşlı kadın, "dişlerim yok.."
"niye satın alıyorsunuz o zaman?.." "evladım ben sadece üzerindeki çikolata kaplamasını emmesini seviyorum!.." :))
Fıkra; içene yardım gerek
Vezir halkın ihtiyaçları için para dağıtıyormuş. imam efendiyle, bektaşiyi çağırmış yanına. imam efendiye sormuş:
- içki içer misin imam efendi?
- haşa! ağzıma sürmem.
- karı kız var mı hoca efendi?
- haşa! harama uçkur çözmem
- kumar oynar mısın peki?
- hayır oynamam.
sırada bekleyen bektaşiye dönmüş:
- içki içer misin?
- her gece içerim.
- karı kız var mı peki?
- eh arada bir düşer!
- kumar oynar mısın?
- oynarım arada.
vezir elindeki 15 liranın 13 lirasını bektaşiye, 2 lirasını imam efendiye vermiş. imam efendi şaşkına dönmüş.
-aman hünkarım neden ona 13 lira verdin de bana 2 lira verdin
-senin masrafın yok! :))
- içki içer misin imam efendi?
- haşa! ağzıma sürmem.
- karı kız var mı hoca efendi?
- haşa! harama uçkur çözmem
- kumar oynar mısın peki?
- hayır oynamam.
sırada bekleyen bektaşiye dönmüş:
- içki içer misin?
- her gece içerim.
- karı kız var mı peki?
- eh arada bir düşer!
- kumar oynar mısın?
- oynarım arada.
vezir elindeki 15 liranın 13 lirasını bektaşiye, 2 lirasını imam efendiye vermiş. imam efendi şaşkına dönmüş.
-aman hünkarım neden ona 13 lira verdin de bana 2 lira verdin
-senin masrafın yok! :))
Fıkra; telefon faturası
Ev telefonu faturası hayli yüksek gelince, ev halkı toplanmış ;
baba : 'yahu bu korkunç bir fatura. ben bu telefonu asla kullanmıyorum, hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum.'
anne: 'aynen ben de... akşama kadar çalıştığım bankada elimin altında telefon. ne yapayım bunu.'
oğlan : 'vallahi ben de şirketimin bana verdigi cep telefonu ile bütün görüşmelerimi yapıyorum
kız: 'e benim de şirket hattım var. ev telefonunu hiç kullanmam ki..'
herkes aniden evdeki hizmetçiye döner ve cevap arar gözle bakarlar...
hizmetçi : 'eee... problem ne o zaman? sanırım hepimiz iş telefonlarını kullanıyoruz...' :)
baba : 'yahu bu korkunç bir fatura. ben bu telefonu asla kullanmıyorum, hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum.'
anne: 'aynen ben de... akşama kadar çalıştığım bankada elimin altında telefon. ne yapayım bunu.'
oğlan : 'vallahi ben de şirketimin bana verdigi cep telefonu ile bütün görüşmelerimi yapıyorum
kız: 'e benim de şirket hattım var. ev telefonunu hiç kullanmam ki..'
herkes aniden evdeki hizmetçiye döner ve cevap arar gözle bakarlar...
hizmetçi : 'eee... problem ne o zaman? sanırım hepimiz iş telefonlarını kullanıyoruz...' :)
Fıkra; delik lazım ! :D
İngiliz : Golf oynayalım mı ?
Fransız : Tamam oynayalım…
Temel : Tamam oynayalım uşağum.. Neler Lazım ?
İngiliz : Top,delik,Sopa…Bende Top var..
Fransız : Bende de Sopa var …
Temel : Ben oynamayrum..!!
Fransız : Tamam oynayalım…
Temel : Tamam oynayalım uşağum.. Neler Lazım ?
İngiliz : Top,delik,Sopa…Bende Top var..
Fransız : Bende de Sopa var …
Temel : Ben oynamayrum..!!
kufurlu-temel-fikralari
Temel birgün durakta minibüs bekliyormuş. Uzun bir zamandan sonra minibüs gelir. Bu arada minibüs aşırı derecede kalabalıktır.
Temel baş parmağını kaldırır durmasını emreder şöförde tüm parmaklarını sallamaya başlar.
Temel kızıp baş parmağını iki parmağının arasına sokar minibüsçü iner..
- Neden böyle terbiyesizce hareket yapıyorsun demiş..
- Temel'de sen neden aval aval parmaklarını sallıyorsun demiş..
- Ben sana kalabalık, yer yok dedim..
- Ha uşak bende sana beni araya sıkıştır dedim.. :)
Temel baş parmağını kaldırır durmasını emreder şöförde tüm parmaklarını sallamaya başlar.
Temel kızıp baş parmağını iki parmağının arasına sokar minibüsçü iner..
- Neden böyle terbiyesizce hareket yapıyorsun demiş..
- Temel'de sen neden aval aval parmaklarını sallıyorsun demiş..
- Ben sana kalabalık, yer yok dedim..
- Ha uşak bende sana beni araya sıkıştır dedim.. :)
2012 komik fıkralar
Yaşlı Fred, hastaneye kaldırılmış. Ailesi, kendilerine eşlik etmesi ve gerektiğinde görevini yapması için papazı da çağırmış. Papaz ve aile yatağın etrafinda beklerken, Fred'in durumu aniden kötüleşmiş. Yatağından yarı doğrularak, el işaretleri ile yazacak bir şeyler istemiş. Papaz, anlayışlı bir şekilde, Fred'e kağıt kalem uzatmış. Fred titreyen elleriyle hızlı hızlı bir şeyler yazıp kağıdı papaza uzatmış ve aniden ölmüş. Papaz, böyle acılı bir anda kağıttakileri okumanın doğru olmayacağını düşünerek kağıdı cebine sokmuş.
Birkaç gün sonra, Fred'in cenazesi sırasında, Fred'in verdiği kağıdın cebinde olduğunu hatırlamış. Cenazenin gömülmesinden hemen önce, Papaz ileri çıkarak:
"Sevgili Fred, ölmeden hemen önce benden kağıt isteyip bir şeyler yazdı. Zamanı uygun olmadığı için o anda bakmadım fakat şimdi, hepinizin önünde bu notu okumak istiyorum," demiş ve cebinden kağıdı çıkararak yüksek sesle okumuş:
"Lütfen bir adım sola çekil. Oksijen hortumuma basıyorsun!"
Birkaç gün sonra, Fred'in cenazesi sırasında, Fred'in verdiği kağıdın cebinde olduğunu hatırlamış. Cenazenin gömülmesinden hemen önce, Papaz ileri çıkarak:
"Sevgili Fred, ölmeden hemen önce benden kağıt isteyip bir şeyler yazdı. Zamanı uygun olmadığı için o anda bakmadım fakat şimdi, hepinizin önünde bu notu okumak istiyorum," demiş ve cebinden kağıdı çıkararak yüksek sesle okumuş:
"Lütfen bir adım sola çekil. Oksijen hortumuma basıyorsun!"
Kesinlikle çok komik diyalog
- Alo!
- Efendim!
- Pardon, galiba yanlış numarayı çevirdim.
- Dikkat etsene gerizekâlı!..
- Geri zekâlı sensin, üstüne üstlük bir de bit beyinlisin!...
- Efendim!
- Pardon, galiba yanlış numarayı çevirdim.
- Dikkat etsene gerizekâlı!..
- Geri zekâlı sensin, üstüne üstlük bir de bit beyinlisin!...
Komik okul fıkraları
Öğretmen: Ay mı daha uzak? yoksa hindistan mı?
Çocuk: Hindistan öğretmenim..
Öğretmen: Nasıl olur biri dünyamızda diğeri tamamen başka bir gezegen.
Bunun üzerine;
Çocuk: Ay'ı akşamları görüyoruz ama hindistanı gördüğümüz yok..
Çocuk: Hindistan öğretmenim..
Öğretmen: Nasıl olur biri dünyamızda diğeri tamamen başka bir gezegen.
Bunun üzerine;
Çocuk: Ay'ı akşamları görüyoruz ama hindistanı gördüğümüz yok..
Uyanık kayserili fıkraları
Padişahın biri, -'Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!'demiş. Yalancılar, hemen saraya koşusturup başlamışlar yalana; ''Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.'' ''Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mi götürür tabii!..'' ''Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..'' ''Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacini düşürmüş. Tac da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Tac kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..'' ''Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!'' ''Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Agaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.'' Böylece padişah, her yalana gercek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gun bir Kayserili gelmiş; ''Padisahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..''
Komik ve anlamlı kısa hikayeler
"Benim vergilerimle maaş alıyorsunuz siz!" diye çıkışıyor koridorda hasta yakını doktora, "O vergileri biraz az kaçır da adam gibi hizmet bekle o zaman sen de!" diyor doktorumuz da vergi kaçırmakla ün yapmış şehrin kuyumcusuna..
%Yeni komik fıkralar
Küçük Ali okula başladığından beri her Gün ögretmeni Aysel hanıma gidip,
- "Öğretmenim beni yanlış sınıfa koydunuz, benim yerim birinci sınıf değil, ablam üçüncü sinifta ama ben en az onun kadar akıllıyım, hiç olmazsa beni üçüncü sınıfa alın." diye şikayet edermiş...
Bundan sıkılan Aysel ögretmen bir gün Ali'yi kaptığı gibi okul müdürüne çıkmış ve olayı anlatmış. Okul müdürü:
- "Peki" demiş, "Bu çocugu bir imtihan edelim, yeri üçüncü sınıfsa o sınıfa koyalım" ve baslamış sorgulamaya,
- Iki kere iki?...
- "Öğretmenim beni yanlış sınıfa koydunuz, benim yerim birinci sınıf değil, ablam üçüncü sinifta ama ben en az onun kadar akıllıyım, hiç olmazsa beni üçüncü sınıfa alın." diye şikayet edermiş...
Bundan sıkılan Aysel ögretmen bir gün Ali'yi kaptığı gibi okul müdürüne çıkmış ve olayı anlatmış. Okul müdürü:
- "Peki" demiş, "Bu çocugu bir imtihan edelim, yeri üçüncü sınıfsa o sınıfa koyalım" ve baslamış sorgulamaya,
- Iki kere iki?...
Şövalye fıkraları en komik fıkralar
Şovalyenin biri haçlı seferine çıkarken, yaverini yanına çağırmış;
- ”Ben haçlı seferine katılacağım. Karımın bekaret kemerini sana veriyorum. Sana güveniyorum, 10 yıl içinde dönmezsem anahtarı kullanabilirsin”...
- ”Ben haçlı seferine katılacağım. Karımın bekaret kemerini sana veriyorum. Sana güveniyorum, 10 yıl içinde dönmezsem anahtarı kullanabilirsin”...
Temelin en komik fıkraları
Adamin biri sinemaya gider. Tam sinemada film baslarken önüne saçini kazitmis biri oturur ve sinemanin isiklari bu saçini kazitmis adamin kafasina vurur... Arkasindaki adam bir turlu filmi izleyemez. Adam içinden "sunun ensesine bi tane yapistirayim" der sonra...
Temelden karadenizli fıkraları
Bir gün karadenizde bir konferans düzenlenir. Konferansa konuşmacı olarak Amerikalı ünlü bir bilim adam davet edilir. Amerikalı 1 hafta önceden gelir ve halkla kaynaşıp güzelce zaman geçirir. Amerikalı ile bizimkiler hemen hemen her konuda anlasirlar ve uyum...
Yansın kayınvalidem (: En komik fıkralar
Adamın birinin evinde yangın çıkmış. Komsuları yardıma koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş.. İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarda beklemesini söylemiş.. Dalmış tekrar duman ve ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya...